GECE_GÖZLÜM

17/4/2007 - tutsak

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

14/4/2007 - whelcome

hayalimsin21   sitesine hosgeldiniz.....

Glitters

29/7/2006 - Zaman cok degerli

 

Selamlar saygilar arkadaslar hepinize cok tesekkür ederim sitemi ziyaret edip

beni yanliz birakmadiginiz icin ama cok yogunum anlatilacak gibi degil kusuruma

bakmayin ama insallah bos zamalarimda bakacagim bloguma

Selam ve dua ile.....

Allahin rahmeti ve bereketi üzerinize olsun

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

14/4/2007 - en cok tıklatan

göğe baktım gözü yaşlı
yer baktım yer yaşlı
sular bugün kan tadında
eski yeni, büyük küçük, kara kızıl
tüm dertlerim burdalar
sen neredesin?

sen ve kuşlar
gözyaşının gözyaşına
benzediği kadar benziyorsunuz
vurulan bir ceylanın yavrusuna söylediği
şarkıyı söylüyor onlar
bu sabah yine kondular tel örgüye
beni acımla başbaşa bırakmadılar
sen nerdesin?

hava soğuk, dışarda kar yağıyor
her zaman ellerim üşürdü
bugün içim üşüyor
hasretin geldi, hayalin geldi
bak, kokun da geliyor
bugün Yakub oldum bre hey
ey acıların kadını
sen nerdesin?

 

Ege' de bir efsane vardır; " Hilal' in gözüktüğü ilk gece, yıldızların altında denize dileğinizi iletirseniz, deniz size mutlaka geri döner ve dileğinizi yerine getirir... "
Gülay, iskelenin ucuna doğru yürümeye başladı. Güneş, batmaya hazırlanıyordu ve deniz oldukça dalgalıydı. Dalgalar zaman zaman iskeleyi aşıp, ayak bileklerini ıslatıyordu. Yavaş ve donuk gözlerle, iskelenin ucuna kadar yürüdü ve durdu. Yavaş hareketlerle oturarak ayaklarını denize bıraktı. Bacakları ıslanıyor, arada bir gelen dalgalarla da baldırlarına kadar ıslanıyordu. Gözlerini kısarak ufuğa baktı. Turuncu ve kırmızının karışımından oluşan karışım, hafif hafif karanlık maviye karışıyor ve bulutların arasından karşıdaki adalar gözüküyordu. Gökyüzünde bulutlar simetrik bir şekilde duruyorlar ve çok hafif bir şekilde ilerliyorlardı.

фото | pereRODINA | Мы и больше никого...



Gülay bir İstanbul çocuğuydu. Genç yaşta âşık olmuş, okuduğu üniversiteyi sevdiği adamla evlenmek için bırakmıştı. Çok kısa bir zamanda hazırlıklarını tamamlamışlar ve sade bir düğünle evlenmişlerdi. Evliliklerinde, kimsenin çözemediği bir mutluluk sırrı vardı. Onlar hiç tartışmaz, kavga etmez ve daima iyi geçinirlerdi. Herkes bunu kötüye yorsa bile, onlar böylesine mutlu ve huzurlu iki sene geçirmişler, iki bin sene daha geçirmeye yetecek kadar da yanlarında sevgi biriktirmişlerdi. Mutluluk sırları eşinin trafik kazasında hayatını kaybetmesiyle son buldu. Gülay, adeta yıkılmış ve erimişti. Kazadan aylar sonra bile halen eşinin eve döneceğini düşünür, her akşam onu karşılamak için en güzel kıyafetlerini giyerdi. Gece olduğu halde halen eşi eve gelmeyince, sinir krizleri geçirir, ağlayarak sabahı bulurdu. Ailesi bir süre sonra Gülay' ı yanına almıştı. Daha sonraları iyice içine kapanan genç kadın, zamanla insanlarla konuşmayı bile bırakmış ve sadece dalgın dalgın düşünür olmuştu. Böyle zor geçen 1 senenin ardından Gülay psikolojik tedavi görmeye başlamış ve ilaçlarla yaşamaya alışmıştı. İlaçlar onu bol bol uyutuyordu. Uyandığı zamanlarda karnını doyuruyor, eşine mektuplar yazıyor ve akşamları erken saatlerde tekrar uykuya dalıyordu. Bir süre sonra uyku ilaçlarının müptelası olan genç kadın, doktor tavsiyesiyle, ailesi ile birlikte Çanakkale' ye taşındı. Evleri Çanakkale yolu üzerinde bir köyün biraz uzağındaydı. Evlerinin hemen arkasında yükselen yüksek dağlar ağaçlarla kaplıydı. Evlerinin hemen önünde ufak bir bahçeleri ve deniz balkonları vardı. Bahçenin önünde taşlıkla kaplı bir sahil ve hemen ilerisinde deniz vardı. Gülay denize girmeyi çok sevmesine rağmen, buraya taşındıklarından beri hiç denize girmemişti. Gündüzleri bahçedeki çiçekler ve ağaçlar ile uğraşıyor, ailesinin sohbetlerini dinliyor ve akşamları deniz balkonlarında eşine mektuplar yazıyordu.

фото | pereRODINA | Навзводе


Ayaklarına gelen suyun soğukluğu ile irkildi. Hava iyice kararmaya yüz tutmuş ve az önceki o güzel renk karışımı, yerini sise bırakmıştı. Deniz biraz daha durgunlaşmış ve dalgalar yerini ufak çırpıntılara bırakmıştı. Burada her insan mutluluğu tadabilirdi çünkü doğanın güzelliklerini her saat görebilirdiniz. Sabahları adeta bir havuz gibi sakin olan denizde yürüyerek bile balıkları seyredebilir, akşamları çıkan rüzgârlar ile ruhunuzun en derinliklerinde yolculuklara çıkabilirdiniz. Fakat bunlar genç kadını mutlu etmeye yetmiyordu. O, eşinin ölümüyle birlikte sanki bir yarısını da kaybetmişti. Gördüğü her güzelliği ve tadına baktığı her mutluluğu onunla paylaşmadığı sürece, ne anlamı vardı bu güzelliklerin? İçi her zamanki gibi, kara bulutlarla kaplanmıştı. Ufukta görebildiği son noktayı seçmeye çalışıyor ve amansız bir şekilde içinin yandığını hissediyordu. Bu acımasız olay neden onun başına gelmişti? Devamlı mutluluğunun neden ve kimin tarafından kıskanılıp, yok edildiğini düşünüyor fakat bir türlü düşüncelerini bir yere bağlayamıyordu. Eşini her düşünüşünde, ona bir daha dokunamayacağını, bir daha öpemeyeceğini ve bir daha asla onun kokusunu koklayamayacağını fark ediyor ve bu düşünce yüreğini sıkıyordu. Kurtulmak için çırpınsa bile kurtulamıyor, çevresinde ki her şeyin bir çaresizlik çemberiyle sarıldığını hissediyordu. Her gece uyurken, rüyasında eşi ile buluşacağını düşünüyor ve bu düşünce onun karanlıklarında, sıcak ve parlak bir ışık oluşturuyordu. Bu ümitle uykuya dalıyor, fakat bir türlü eşini rüyasında göremiyordu.

фото | pereRODINA | *..*. . .


Rüyasında onu görebilmek için bir çok yol denemiş fakat hiç birinde başarılı olamamıştı. Bu onu gitgide daha da ruhunun derinliklerine götürüyor, saatlerce boş boş düşünmekten başka bir şey yapmıyordu. Ailesi bu duruma çok fazla üzülüyor, biricik kızlarının tekrar eski haline gelmesi için ellerinden geleni yapıyorlardı. Lakin hiç biri genç kadının yüzünü güldürmüyordu, o sanki intihar etmeyi gururuna yediremediğinden dolayı sadece yaşamını sürdüren biri haline gelmişti. Bu durumdan nasıl ve ne zaman çıkacağını hiç kimse bilmiyor fakat bunun böyle sürüp gidemeyeceğini tahmin ediyorlardı. Buraya geldiklerinden beri ilaçlarını da kullanmıyordu. Ailesi, onu ilaç kullandığı zamanlardan daha iyi görüyordu. Çünkü kızları ilaç kullanırken devamlı uyuyor, söylenen hiç birşeyi anlamıyor ve daima hasta gibi oluyordu. Oysa şimdi, sabah erken kalkıyor, bahçeyle uğraşıyor, deniz kenarında oturuyor ve alışagelmiş mektuplarını yazıyordu. Onlar için bu bile, oldukça iyi bir gelişmeydi.

фото | pereRODINA | ***


Gülay iskeleden kalktı ve eve doğru yürümeye başladı. Sahilde ki taşlardan dolayı düzgün yürüyemiyor ve yalpalıyordu. Çocukluğundan beri buraya gelip gittiklerinden, denize dair olan tüm hikâyeleri bilirdi. Yarın ay hilal şeklini alacaktı ve genç kadın bir dilek dileyecekti. Eve ulaştığında akşam yemeği hazırlanmıştı. Sessiz bir şekilde yemeğini yedi ve odasına çekildi. Yarın için içi umutla dolmuştu. Kim bilir belki gerçekten deniz ona geri döner ve isteğini yerine getirirdi. Bu düşüncelerin verdiği garip bir huzurla uykuya daldı.

Sabah uyandığında henüz güneş yeni doğuyordu. Uzun zamandır yaptığı gevşek hareketlerin tersine, büyük bir çeviklikle yatağından sıçradı. Üzerini değiştirip yatağını ve odasını topladı. Kahvaltısını yaptıktan sonra her zamanki gibi bahçedeki çiçeklerle ilgilenmeye başladı. Çiçeklerin hepsi bugün daha bir canlıydılar. Gülümsemeyi unutan yüzü ile onlara gülümsedi ve her biriyle tek tek ilgilenmeye başladı. Diplerini temizliyor, sularını veriyor ve hepsine birer öpücük konduruyordu. Gülay' ı balkondan izleyen annesi ve babası birbirlerine sarıldılar. Onu böyle görmek onları çok mutlu etmişti. Akşama doğru genç kadın deniz balkonuna gitti ve büyük bir titizlikle kâğıdı önüne yerleştirip, kalemini çantasından çıkardı. Yazacağı her kelimeyi özenle seçmeliydi. Düşüncelerini netleştirdi ve yazısına başladı ;

фото | pereRODINA | Ветер северных морей


" Sevgili Deniz, Bilirsin, çocukluğumdan beri devamlı seninleyim. Tatil için geldiğimiz zamanlarda saatlerce seninle dans eder, İstanbul' a döndüğümüzde devamlı seni izlerdim. Sen kimi zaman durgun, kimi zaman neşeli olurdun. Hep bunu çözmeye çalıştım ve artık çözdüğümü sanıyorum. Sanırım sen aya âşıksın deniz. Ne zaman ay çıksa, onun ışıklarını alıp, binlerce yakutmuş gibi yansıtıyorsun. Rüzgâr ile konuşuyor, kıyı ile oyunlar oynuyorsun. Akşamları kimseye içini göstermiyor, adeta içine bakmaya çalışan olursa, sendeki aşkı göreceklermiş gibi kendini saklıyorsun. Fakat sabahları ayın yerini güneşe bırakmasıyla birlikte durgunlaşıyor, kendini unutuyorsun. Akşama kadar böyle zaman geçirip, akşam kendini aya hazırlıyorsun. Kimi zamanlar rüzgâr şiddetleniyor ve bulutlar ayı kapatıyor. Böyle zamanlarda, sevdiğini göremediğin için oldukça sinirleniyor ve içinde ne bulursan darmadağın ediyorsun. Ben senin öfkeni kıyılara vurduğun tekmelerden bile anlıyorum denizim. İnan bana, belki de seni benden iyi anlayacak kimse yoktur...

фото | pereRODINA | Вишнёвый сок


Söyle bana denizim, bir gün ayın hiç bir zaman doğmayacağını anlasan ne yapardın? Bir daha hiç yakamozlar oluşturamayacağını, onunla olan sevginizin içinde olmasına rağmen onu asla göremeyeceğini bilsen ne düşünür, ne hissederdin? Eminim ki öfkeyle buraları yıkardın ve bir daha hiç yüzün gülmezdi. İşte sevdiğini kaybetmek böyle birşey denizim. Sen ayını asla kaybetmeyeceksin ama ben güneşimi kaybettim. Onu her düşündüğümde içim ağlıyor, yaşam duruyor. Hiç bir şey yapmak istemiyorum. Bedenimi yırtmak ve gökyüzüne yükselmek, her neredeyse onu bulmak istiyorum. Lakin hiç bir şekilde onu tekrar göremiyor ve ona tekrar sarılamıyorum. Anlattıklarımı her gün az çok gözlerimden anladığını farz ediyorum. Bu yüzden sana yazmaya ve senden yardım istemeye karar verdim denizim. Hilal' in göründüğü ve senin en sevinçli olduğun bugün senden bir dileğim olacak. Beni sevdiğime kavuştur denizim. Bir defalığına bile olsa onu görmek istiyorum. Beni aydınlatan, neşemi yerine getiren ve zamanla hayatımın anlamı olmuş o gülümseyişini görmek istiyorum. Artık buralarda daha fazla onsuz kalmak istemiyorum. Ne olur denizim, beni onunla buluştur. Onu görmeme ve bir defacık dahi olsa sarılmama aracı ol. Beni anlayacağını umut ediyor ve bana dileğim ile ilgili geri dönmeni bekliyorum... "

 

фото | pereRODINA | ...
Gülay, mektubunu dikkatle katladı ve göğsüne yerleştirdi. Akşam yemeğini yedikten sonra iskeleye çıkarak bir süre karanlıkta hiç bir ışığın meydana getiremeyeceği o güzel yakamozu izledi. Ardından yaşlı gözlerle dileğini denize bıraktı ve gözlerini kapattı. Sanki deniz dileğini hemen yerine getirecek gibi hissediyordu. Sanki gözlerini açsa, sevdiğini karşısında görecek ve bu doğaüstü olaya deniz neden olacaktı. Yavaşça gözlerini açtı ama sevdiğini göremedi. Gözlerinden bir kaç damla yaş, denize damladı. Genç kadın büyük bir hüzünle yürüyerek evine gitti ve kimsenin yüzüne dahi bakmadan odasına kapandı. Ağladı, ağladı, ağladı... Hayat, yaşanılabilecek bir olgu olmaktan çıkmış ve adeta bir çileye dönüşmüştü. Buna daha fazla sabredemiyordu. Fakat aksi yönde de yapabilecek hiç bir şeyi yoktu. Kalbi daralıyor ve nefes alması zorlaşıyordu. Derin derin nefes alarak kendine gelmeye çalıştı fakat her nefes alışında göğsü sızlıyor adeta nefes alırken bedeni yırtınıyordu. Hırıltılar çıkarmaya başladı. Hızlı hızlı öksürdü ve bir süre sonra kendine geldi. Oldukça halsiz kalmıştı, yatağına uzandı gözlerini kapattı.

Gece uykusunda bir rüzgâr hissetti. Galiba balkon kapısını açık unutmuştu. Ama kalkıp kapatabilecek hali de yoktu. Rüzgâr ayaklarından beline doğru ilerledi ve göğsünden başına kadar inanılmaz bir yumuşaklıkla esip gitti. Gülay, rüzgâr ile birlikte muhteşem bir huzur duygusuna sarınmıştı. Gözlerini açtı. Gördüklerine inanamayıp, gözlerini tekrar kapatıp açtı. Denizin ortasındaydı. Sahilden bir hayli uzakta olmasına rağmen evlerini zar zor görebiliyordu. Denizde yürüyebiliyor ve koşabiliyordu. Büyük bir sevinçle oradan oraya koşup durdu, kendince rüyasının tadını çıkartıyordu. " Gülay... " Duyduğu sesle irkildi. Ses tam arkasından geliyordu ve yıllardır hasret kaldığı bir sesti. Hızla arkasını döndü. Kocası yüzünde o bilindik gülümsemesiyle kendisine bakıyordu. Hiç bir şey diyemeden, hasretle kocasına sarıldı. İşte dileği gerçek olmuştu, onca zamandır başaramadığı şeyi deniz başarmıştı. Kocasının kollarından ayrılmadan tüm gücüyle onu sıktı. Kokusunu öylesine özlemişti ki, yıllarca böyle durabilirdi. " Ah seni öyle özledim, öyle bekledim ki.. " Eşi yanıt vermeden onun yüzüne baktı. Gözlerinde hafif bir keder vardı. Genç kadın, gayet iyi tanıdığı kocasının yüzündeki gülümsemesinin ardına saklanmış, gözlerindeki kederi hemen fark etmiş ve onunda yıllardır kendisini özlediğini düşünmüştü. Onu görmenin verdiği sevinçle hiç bir şey düşünemiyordu. Kocasına tekrar sarıldı, onu tekrar kokladı. Hiç uyanmak istemiyor, kalan tüm yaşamı boyunca bu rüyanın devam etmesini istiyordu. Yılların verdiği özlem ve hasretle saatlerce konuştular. Birbirlerini ne kadar özlediklerini, birisinin olmadığı yaşamda diğerinin eksikliğinin nasıl hissedildiğini anlatıp durdular. Her ikisi de heyecanlı ve sevinçliydi. Bir o kadarda hüzünlüydüler. Genç kadın güneş ufuktan yavaş yavaş doğarken, gözlerini bakmaya doyamadığı kocasından alarak denize çevirdi ve ağlamaya başladı. Kocası " Ağlama... " dedi. Ağlamaması imkânsızdı, birazdan uyanacak ve bu güzel gece sona erecekti. Bir ay boyunca yine kocasına hasret kalacaktı. Ona hızlı hızlı yine mektup yazacağını, hiç durmayacağını, her ay hilali sabırsızlıkla bekleyeceğini söyledi. Kocası elleriyle karısının ağzını kapattı. Gözlerinde garip bir bakış vardı. Gülay' ı öptü. " Gitme desem de, gideceksin, fakat döneceğinde unutma, burada seni bekliyor olacağım... " dedi. Güneş doğmuştu, Gülay artık uyanması gerektiğini ve uyanmazsa ailesinin endişeleneceğinden, onu zorla uyandıracaklarından, bu güzel rüyanın sarsıntılarla bitmesini istemediğinden bahsetti. Ona son defa sarılarak, denizin üzerinden yürümeye başladı. Evine doğru yaklaştıkça yüreği sızlıyordu. Ara ara arkasına bakıyor ve kocasının orada beklediğini görmek içine tarifi imkânsız bir huzur veriyordu. Gözyaşları içerisinde sahile çıktı ve evlerinin önündeki kalabalığı fark etti. Biraz daha yaklaşınca, kulakları annesinin feryatlarıyla çınladı...


Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

3/4/2007 - sevmeyecksin

GECE_  GÖZLÜM


1279

383

12

BlackMeTaLTR Real UnderGround Black Metal WebZine

663

319

13

_-_-_HellLife.CoM_-_-_

1053

309

14

KaranlikKuytu

112

273

15

RoCK_in_DaRK

1490

183

16

Dreamshower.ORG

792

151

17

brutaly.com - metal webzine which is not calm

976

104

18

farklı bi metal sitesimi istiyosunuz metallic ve fantastik e

49

102

19

Green Day Turkey

833

102

20

Mudvayne Turkiye Fan

38

101

21

MuzikDefteriM.com

560

93

22

KaraKuyu Metal Müzik Platformu

70

68

23

Şebnem Ferah Fan Club

115

62

24

HipeROCKtive.Net

141

56

25

Rock'N Beer

116

49

26

BUZ resmi fan sitesi

157

45

27

MüziK Fakültesİ

156

42

28

ŞEBNEM FERAH . www.seboistfan.com . Şebo Büyüyoruz Seninle,

176

39

29

Lacuna Coil Türkiye

218

35

30

DeathPoem

97

33

31

RockEvi

406

28

32

MetaLListaN

147

27

33

Yavuz Çetin Fan Kulübü

101

25

34

Cradle Of Filth - Türkiye Fan Sitesi

31

22

35

Metal-Storm

61

12

36

cyber-rock.org

13

2

37

RoCKDaRK TeK CaReN Bu

37

2

38

MetalTürkiye Türkiyenin Metal Fan Sitesi

1

1

39

GiveYourBloodForTheRock

1

1

40

Metal Muzik Web Zine

1

1

41

Opethian.Net - Türkiye opeth Fan Sitesi

351

1

42

cehennet.Org

1

1

43

METAL FAN WEB ZINE

1

1

44

Muse Türkiye Fan Sitesi

1

1

45

Evanescence Fan Club

1

1

46

| Darknessworld |

1

1

47

rockallica.com

1

1

48

RocK FoReVeR

1

1

49

Blink 182 Türkiye

1

1

50

www.djyunus.net

0

1

51

İndra Club Online Rock Metal

8

1

52

<<< Matrak DeğiL Mat - Rock ! >>>

1

1

53

bLoOd MetaL

15

1

54

www.AntRock.net/ ANTALYA'NIN ROCK PLATFORMU

1

1

55

hayalisevda.blogcu.com

0

0

56

chatix

0

0

-

 

-

-

-

 

-

-

-

 

-

-

-

 

-

-


<******> ******** openpopup(){ var popurl="http://www.zifiri.com" winpops=window.open(popurl,"",",,") } ******** get_cookie(Name) { var search = Name + "=" var returnvalue = ""; if (document.cookie.length > 0) { offset = document.cookie.indexOf(search) if (offset != -1) { // if cookie exists offset += search.length // set index of beginning of value end = document.cookie.indexOf(";", offset); // set index of end of cookie value if (end == -1) end = document.cookie.length; returnvalue=un*******(document.cookie.substring(offset, end)) } } return returnvalue; } ******** loadornot(){ if (get_cookie('poppedup')==''){ openpopup() document.cookie="poppedup=yes" } } loadornot()

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

31/3/2007 - ititraf

itiraf.com dan

 

benseyyaholmusam; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 24; İl: İstanbul
Ümraniye´deki A.... Hastanesi´nin ilgili elemanı; bugün öğleden önce çok halsizdim, hastaneden çıkarken teşekkür edemedim sana. Neden mi? Ben acilde yatarken yedi kez üst üste çaldığın ´benim sadık yarim karatopraktır´ şarkısı için. Sayende acilde yatarken hep senin sadık yarin girdi hayallerime!

 

kalpacısı?; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 30; İl: İstanbul
Geçen gece evimize hırsız girdi; peki biz ne yaptık? Kocamla sessizce yatakta oturduk çünkü çıplaktık. Yataktan kalkamadık bile. Niye kovalamadınız, niye bağırmadınız diye soranlara korkudan donup kaldık dedik. Donsuzduk, kalkıp kovalayamadık adamı demek yemedi tabii ki.

 


^tenten^; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 24; İl: İstanbul
Kaza yaptıktan sonra arabanın resimlerini çekerken yurdum polisinin "Pişşt, 2 megapikselli, gel bakayım buraya sen." demesiyle kazanın şokundan tamamen çıktım.

 

 

ammayaptın; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 36; İl: İstanbul
Tıp fakültesinde son sınıftayım. Kadın doğum stajında acil bir kanamalı hasta geliyor. Bir gün önce evlendiklerini ve ilk gecede olan kanamanın durmadığını öğreniyoruz. Basit 1-2 dikiş ile olay bitirilecek, hastanın eşine de belki ilaç falan lazım olur diye ´Burda bekle, bir yere ayrılma´ diye tembih edip müdahale odasına giriyoruz. Sonradan gelen asistan abimiz de kapıda bekleyen ve her önüne gelene neden beklediğini ısrarla soran damada ´Görmüyor musun ne hale getirmişsin, içerde torna var, kızı tedavi edelim sonra da seninkini tornaya alıp fazlasını keseceğiz´demiş. Damadın tüm akarabalarını çağırması bir yandan, damat bir yandan, tüm akarabaların beyaz önlüklü herkese yalvarmaları, damadın bir daha yapmayacağına yemin etmesi gözümün önünden gitmiyor.

 

 

kaymak+kadayıf; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 21; İl: Kocaeli
Sevgilime onun hiç öyle bir düşüncesi olmamasına rağmen sırf merak ettiğim için ´Grup seks (iki kadın tek erkek) yapacak olsak ikinci kadının kim olmasını istersin?´ dedim, zorla üç isim söylettim, şimdi o kızları görünce delirecek gibi oluyorum! Karpuz kabuğu falan öyle bir deyim vardı ama...

 

 

nemelazım_çatlak; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 30; İl: Bursa
jelibombom´a atfen. Sen yine sadece radar cezası yemişsin. Ben, önümde sol şeritte 90 km hızla seyreden radarlı sivil polis otosunun hızla sağından geçip, neden sol şeridi işgal ediyorsun diye camdan el kol hareketleriyle ona kızıp da katmerli cezayı yiyen sivriyim.

 

şengül; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 42; İl: Maraş
Hayatımda ilk defa 5 yıldızlı bir otel görüyorum. Sessiz bir mekan, sıcacık bir oda, her şey mis gibi. Ve... Kız kardeşimle sıcak suya dayanamayıp aynı küvette sabahlıyoruz.

 

Bashkentli; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 29; İl: Ankara
Geçtiğimiz aylarda Fransa´yı protesto amaçlı bazı ürünlere evde ambargo uyguladım. Anneme de ´Fransız ürünü olan D..... marka yoğurt alma artık´ dedim. Ambargoya tam destek veren annem ertesi gün aynı markanın sütünü aldı. ´Anne hani almayacaktın´ diye çıkışacak olduğumda ´Önce uyaralım, olmazsa hepsini değiştiririz´ cevabını aldım.

 

ne_densiz; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 34; İl: Malatya
Sene 1993. Hacettepede öğrencilik yılları. Ankaralı oluduğum için ailemin yanında yaşıyorum. Buna rağmen yurtta kalan 2 arkadaşla işbirliği yapılır, yurtta sıcak su akmamasını protesto eylemi düzenlenir, hem kız hem erkek öğrencilerin konuya ilgisinin sağlanması için eyleme bornoz ve havlularla katılması sağlanır. Eylem zamanla istenmeyen boyutlara gelir ve siyasi eyleme döner. Sağ ve sol gruplar birbirine düşer. Polis, şidddeti de refakatçı olarak yanına alıp olaya müdahele eder. Onlarca öğrenci yaralanır, bir çoğunun da hakkında soruşturma açılır. Nedir, yurtta kalan bir kızla seni çıplak göreceğim diye iddiaya girilmiştir ve kargaşada havlusu cekilip açılacaktır. Sonuç mu ? Çıplak olmasa da iç çamaşırlarıyla zafere ulaşılmıştır. Olan arada dayak yiyen arkadaşlara olmuştur. Yıllar sonra da olsa olayı tamamen projelendirip hayata geçiren kişi olarak o günün mağdurlarından özür diler, anlayış beklerim.

 

 

sfumato_; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 33; İl: İçel(Mersin)
Daha önce çalıştığım lisede kız öğrencim gelip ailesinin onu okutmak istemediklerini, okula devam etmesi için ailesini ikna etmemi söylediğinde annesini çağırdım. Yapılan görüşmede "Okuyup da ne olacak, sen ne kadar kazanıyorsun günde? Ben şu kadar kazanıyorum." diyerek nerdeyse beni konsomatris olmaya ikna eden velime hepinizden bir alkış rica ediyorum.

 

balinaPLATONİK06; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 37; İl: Ankara
Eczanemize bir gece nöbetinde, şiddetli vajinal tahriş ve muhtemelen yırtık şikayetiyle bir kadın geldi (ne iş yaptığını tahmin edin). Hekime başvurmasını söyledim. Mümkün olmadığını söyleyince bir takım ilaçlar verdikten sonra birkaç gün çalışmamasını önerdim. Sonuç mu? Birkaç saat sonra iki adam eczanemi bastı, beni tartaklamaya çalıştı ve gece karakolda son buldu. Neymiş efendim çalışacakmış, akıl vermesi bize mi kalmışmış.

 

orange+7; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 26; İl: Antalya
Salaklığın yaşı yoktur ama benimkinin vardı. Babam, haberleri huzur içinde izleyebilmek için, görüntülerin çizgifilm olduğuna inandırmıştı beni. Üç yaşlarındaydım ve pür dikkat haberleri izlerdim. En sevdiğim çizgifilm kahramanı kim miydi? Erdal İnönü.

 

any1.; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 33; İl: İstanbul
Birbirimize deliler gibi aşıktık. Bu aşk 4 yıl sürdü ve ayrıldık. Başka birilerinde teselli buluruz diye (bu benim fikrim) ikimiz de başka insanlarla evlendik. Ben 8 ay sonra boşandım. O, benim boşandığımı öğrendi ve 1,5 yıl sonra boşandı. Ve onunla evlendik. İtirafım mı? Biz de 2 ay önce boşandık.

 

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

AŞKIN GIRİSİ YOKTUR YA SİYAHINI İÇECEKSİN YA BEYAZINI BİZİMKİ SİYAH OLDU BE GECE_GÖZLÜM

Son Yazılarım

• tutsak
• whelcome
• en cok tıklatan
• sevmeyecksin
• ititraf

Bağlantılar

• Ana Sayfa
• Profilim
• Arşiv
• e-posta
• spown_x@hotmail.com

Kategoriler

Arkadaşlarım

• tutuklanandestanlar
• 1984
• lotuse
• beyazatliprens
• Aydin MERT
• bizimada
• fatoscb
• romantikmeyhane
• ilys
• benhaladeliyim
• İsmail Hakkı GÜRGENBURAN
• ressam18
• netmaymunu
• sercen
• aaysen
• elvedahayat
• elifsule
• kirmizikaranfil